Memenin iki temel işlevi var: Bunlardan birisi yeni doğan bebeğin beslenmesi, diğeri ise karşı cins için cinsel çekicilik oluşturması. Her iki işlev de türün devamı için gerekli.
Meme birçok süt bezinden oluşuyor. Bu süt bezlerinde üretilen süt, kanallar aracılığı ile meme başına taşınıyor. Memeyi oluşturan süt bezleri ve üretilen sütü taşıyan kanalları döşeyen hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalmaları sonucu meme kanseri gelişiyor.
MEME KANSERININ SINIFLANDIRILMASI
Meme kanserini kendi içinde birkaç şekilde sınıflandırabiliriz Kanser süt bezinden kaynaklanıyorsa lobuler karsinoma, süt kanalından kaynaklanıyorsa duktal karsinoma olarak adlandırılıyor.
Bu iki grup ise, kanserin süt bezinin veya süt kanalının henüz içinde olmasına veya dışına taşmış olmasına göre iki alt gruba ayrılıyorlar. Süt bezinin içinde ise lobuler karsinoma insitu (LCIS), süt bezinin dışına çıkmış ise invaziv lobuler karsinoma şeklinde isim alıyor. Fakat günümüzde lobuler karsinoma in situ (LCIS) kanser kabul edilmiyor; çünkü süt bezi içinde saptanan lobuler karsinoma in situdaha ileri safhada süt bezi dışına çıkarak invaziv lobuler karsinomaya dönüşmüyor.
İnvaziv ile infiltratif kelimeleri aynı anlama geliyor ve kanserin, kanalın veya süt bezinin dışına taştığını ifade ediyor.
Duktal karsinomada kanalın içinde veya dışında olmasına göre iki gruba ayrılıyor; kanılın içinde ise duktal karsinoma in situ (DCIS)
Kanalın dışına çıkmış ise invaziv duktal karsinoma (infiltratif duktal karsinoma) adını alıyor
Duktal karsinoma kendisini oluşturan hücre tipine göre alt gruplara ayrılıyor. Eğer özel bir hücre yapısı yoksa invaziv duktal karsinoma (NOS) şeklinde belirtiliyor. Eğer özel hücre yapısı var ise bu yapıya göre; tübüler karsinoma, medüller karsinoma, müsinöz karsinoma, papiller karsinoma gibi alt gruplara ayrılıyor.
İnvaziv lobuler karsinomada da özel hücre yapısına göre farklılıklar olmakla birlikte çok nadir görüldüğü için pratikte kullanılmıyor
Bir de bunların dışında klinik görünümü ile farklı bir grup oluşturan enflamatuar meme kanseri var.
Duktal Karsinoma İn Situ (DCIS)
Süt kanallarını döşeyen hücreler, kontrolsüz olarak çoğalmaya başladıkları zaman ilk önce kanalı dolduruyorlar. Henüz kanal dışına taşmayan bu safhaya duktal karsinoma in situ (DCIS) adı veriliyor. Bu safha meme kanserinin en erken safhası. Kanser hücreleri henüz kanal dışına çıkmadığı için, vücudun her hangi bir yerine atlamamış durumda. Sadece bu bölgenin çıkartılması ile kanser tam olarak tedavi edilebiliyor.
Duktal karsinoma in situ safhasında, tümör boyutu genellikle elle muayene ile fark edilemeyecek kadar küçüktür. Bu safhada kanser daha çok mamografi ile tespit edilebiliyor. Bu nedenle kanserin erken teşhis edilebilmesi için 40 yaşını geçen her kadının, her yıl mamografi filmini çektirmesi öneriliyor. Toplu meme kanseri taramalarının yapıldığı gelişmiş ülkelerde, meme kanserlerinin bu safhada yakalanma oranı % 25 lere yükseliyor. Bu taramaların yapılmadığı ülkelerde ise, kanserin bu safhada yakalanma oranı % 2 civarında.
Lobuler Karsinoma In Situ(LCIS)
Süt bezlerini hücrelerden kaynaklanan ve bez dışına taşmamış anlamına gelen Lobuler Karsinoma in Situ, adına rağmen kanser kabul edilmiyor. Çünkü lobuler karsinoma in situ, invaziv lobuler karsinoma’ ya dönüşmüyor, yani süt bezinin dışına çıkıp yayılmıyor. Bu nedenle kanser kabul edilmiyor; bize sadece bu memede kanser gelişme riskinin arttığını ve dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor
