Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez; sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, meme kanserine yakalanma olasılıkları daha fazla. Risk faktörlerini taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımıyorlar. Bu nedenle, risk faktörlerini taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalı. Ama bu risk faktörlerinden birkaç tanesini birden taşıyan kadınlar daha dikkatli olmalı.
Meme kanseri riski azaltılabilir mi?
Egzersiz: Düzenli egzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı biliniyor. Bu nedenle, tüm kadınlara öneriliyor.
· Beslenme: Meme kanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi var. Sebze ve meyveden zengin beslenmek, ağır yağlı yiyeceklerden uzak duruk öneriliyor.
Kısaca;
· şişmanlığın azaltılması
· alkol alınıyorsa bırakılması
· hafif egzersiz yapılması(haftada 4 saat tempolu yürüyüş)
· sebze ve meyvenin bol tüketilmesi
· sigaranın bırakılması
gibi basit önlemler ile, meme kanseri riski % 30-40 oranında azaltılabiliyor.
Meme kanseri riski ilaç ile azaltılabilir mi?
Meme kanseri riski yüksek kişilerde tamoksifen isimli ilacı kullanarak meme kanseri riskini azaltmak mümkün. Fakat tamoksifenin de yan etkileri göz önüne alınarak, ancak seçilmiş ve gerçekten riski yüksek kişilerde bu yönteme başvurmak gerekiyor.
Meme biyopsilerinde lobuler karsinoma in situ (LCIS) saptanmış kadınlarda, ailesinde meme kanseri olan ve biyopsilerinde atipik hiperplazi saptanmış kadınlarda, bir memesinde kanser saptanmış ve diğer memesinde kanser gelişme riski olan kadınlarda tamoksifen ile korunma öneriliyor. Tamoksifen kullanımı ile ayrıntılı bilgi için ilaç tedavisi bölümüne bakınız.
Meme kanseri riskiniz yüksek ise erken teşhis için ne yapmalısınız?
Erken teşhis için uygulanan 3 temel yöntem var
1-Düzenli yapılan kendi kendini muayene
2-Uzman bir hekime muayene olma
3- Mamografi
Normalde risk artışı olmayan kadınlar için 20- 39 yaşları arasında her ay kendi kendini muayene ve 1-3 yıl ara ile bir defa uzman hekime muayene olmaları öneriliyor. 40 yaş üstünde ise her ay kendini muayeneye ek olarak her yıl uzman bir hekime muayene olunması ve her yıl mamografi çektirilmesi öneriliyor.
Yukarıda sayılan bazı risk faktörleri taşıyan kadınların ise mamografi çektirmeye 35 yaşından sonra başlamaları öneriliyor.
Göğüs bölgesine genç yaşta radyoterapi uygulanan kadınların 30 yaşından önce yılda bir defa, 30 yaşından sonra yılda iki defa uzman bir hekime muayene olmaları ve ışın tedavisi uygulandıktan on yıl sonra her yıl mamografi çektirmeye başlamaları öneriliyor; fakat işlemin 30 yaşından önce başlamaması öneriliyor .
Yapılan biyopsilerinde lobuler karsinoma in situ (LCIS) veya atipik hiperplazi saptanmış kadınların her yıl mamografi çektirmeleri ve her yıl uzman bir hekime muayene olmaları öneriliyor.
Aile yakınları arasında meme kanseri olan kadınların her yıl bir uzman bir hekime muayene olmaları gerekiyor. Ailede meme kanserine yakalanan bireyde hastalık kaç yaşında ortaya çıkmış ise, o yaştan 10 yıl önce başlayarak her yıl mamografi çektirmeleri gerekiyor. Örneğin annesi 43 yaşında meme kanserine yakalanan bir kadın, 33 yaşından itibaren her yıl mamografi çektirmeye başlamalıdır. Fakat annesinin yaşı kaç olursa olsun 25 yaşından önce mamorafi çektirilmesi önerilmiyor.
Eğer genetik bir geçiş söz konusu ise 25 yaştan itibaren yılda bir veya iki defa uzman bir hekime muayene olmaları ve yılda bir kez mamografi çektirmeleri gerekiyor. Yine bu yaştan itibaren yılda bir veya iki defa jinekolojik muayene olmaları ve yumurtalıklarını ultrasonla kontrol ettirmeleri öneriliyor (bu kadınlarda yumurtalık kanseri gelişme riski de yüksek).
